Jakob yasası (Jakob's Law)
Jakob yasası, Jakob Nielsen'in bir gözlemidir: kullanıcılar zamanlarının çoğunu başka sitelerde geçirir. Bu yüzden sizin sitenizin de bildikleri siteler gibi çalışmasını beklerler. Arayüzde bunun karşılığı şudur: sepet ve arama gibi ortak öğeleri, kullanıcının başka sitelerde alıştığı yere ve alıştığı adla koyun.
Kısaca
Nielsen'in kendi ifadesiyle yasa tek cümledir: “Users spend most of their time on other sites.” Türkçesi: kullanıcılar zamanlarının çoğunu başka sitelerde geçirir.
Sonucu da aynı yazıda gelir. Kullanıcılar sitenizin, zaten bildikleri öteki siteler gibi çalışmasını ister. Ürününüzü başka yerlerde öğrendikleriyle kullanırlar.
Bu beklentiye zihinsel model denir. Aşağıdaki demoda bu modelle çatışan bir başlığı kendiniz deneyin.
Canlı demo: sepete gidin
İki başlık aynı mağazaya ait, ürünler de aynı. Fark yalnızca sepetin ve menünün yerinde. Önce alışılmadık başlıkla Görevi başlat'a basın ve sepeti bulun, sonra alışılmış başlığa geçin.
Bu demo JavaScript ile çalışır. Kapalıysa aşağıdaki metin aynı iki başlığı sözle anlatıyor.
Mağaza başlığı
Görev: Sepete gidin.
Ana sayfa. Görevi başlatınca başlıktaki bağlantılar açılır.
- Tıklama
- 0
- Süre
- -
- Alışılmış, son
- -
- Alışılmadık, son
- -
Hazır. Bir başlık seçin, sonra Görevi başlat'a basın.
Kumsal uydurma bir mağaza. Süre Görevi başlat'tan sepete varana kadar ölçülür. Mağaza içindeki her tıklama sayılır, boşluğa yapılanlar da. Görevi bir kez öğrendiğiniz için ikinci deneme çoğu zaman biraz daha hızlı olur. Bu kontrollü bir deney değil.
Alışılmadık başlıkta sepet “Ben” adlı bir menünün içinde, kategoriler de logonun solunda. Alışılmış başlıkta sepet sağ üstte ve kendi adıyla duruyor.
Alışılmış düzende sepete tek tıklamayla varırsınız. Alışılmadık düzende en az iki tıklama gerekir, çoğu zaman da önce birkaç yanlış bağlantı denenir.
Kökeni: 2000 tarihli bir yazı
Jakob Nielsen yasayı 22 Temmuz 2000'de NN/g sitesinde yayımlanan “End of Web Design” yazısında anlatır. Oradaki adı “Jakob's Law of the Internet User Experience”. Nielsen aynı yazıda yasanın Web'de birkaç yıldır geçerli olduğunu söyler.
Nielsen, Nielsen Norman Group'u Don Norman ile birlikte kurdu. Heuristik değerlendirme yöntemini de o geliştirdi.
Yazının ana fikri sert: siteler kendine özgü tasarımı azaltıp standartlara uymalı. Nielsen bunu görsel tasarım, etiketler, etkileşim ve bilgi mimarisi için ayrı ayrı söyler. Standartlaşmış tasarımın örnekleri arasında alışveriş sepetini ve onun küçük ikonunu sayar.
Aynı yazıda mobil için de bir not var. Ekran küçüldükçe gezinmede ve seçeneklerin sunuluşunda standartlara uymak daha da önemli hale gelir. Nielsen ayrıca, birkaç saniyede nasıl kullanılacağı anlaşılmayan siteye insanların girmeyeceğini yazar.
Nielsen 18 Ağustos 2017'de yasayı “Jakob's Law of Internet User Experience” adlı bir videoyla yeniden anlattı.
Yasa, Nielsen'in 1994'te yayımladığı 10 kullanılabilirlik ilkesinin dördüncüsüne de bağlanır: tutarlılık ve standartlar. NN/g'nin bugünkü metnine göre beklentiyle çelişen tasarım, kullanıcıya yeni bir şey öğrenme yükü bindirir.
Uygulama: Türkçe örnekler
Örnekler temsilidir, belirli bir siteyi ya da bankayı hedef almaz. Her birinde aynı soruyu sorarım: kullanıcı bu öğeyi başka hangi üründe öğrendi?
1. E-ticaret başlığı
Türkiye'deki büyük alışveriş sitelerinde gördüğüm düzen birbirine çok benzer. Logo solda, arama ortada, hesap ve sepet sağ üstte durur. Kullanıcı bu düzeni her gün başka sitelerde tekrar eder.
Bu yüzden sepeti “Torba” diye adlandırmak ya da profil menüsüne gömmek yaratıcı görünse de pahalıdır. Kullanıcı sepeti aramaya vakit harcar. Sepetteki ürün sayısını ikonun yanında göstermek de aynı alışkanlığın parçasıdır.
Arama kutusu da benzer bir beklenti taşır. Büyüteç ikonuna basıldığında bir kutu açılmalı, Enter'a basınca sonuç gelmeli. Adres, ödeme ve kart alanları için form tasarımı kalıpları sayfasındaki alışkanlıklar geçerli.
2. Banka uygulamasında alt menü
Diyelim ki bir müşteri iki bankayla çalışıyor ve iki uygulamada da “Para transferi” alt sekme çubuğunda. Üçüncü bir banka transferi hamburger menünün içine, iki seviye aşağıya koyarsa ne olur? Kullanıcı onu önce öteki uygulamalardaki yerinde arar.
Yeniden tasarımda da aynı ilke işler. Laws of UX bunun için bir öneri verir: değişiklik yaparken kullanıcıya eski sürümü bir süre daha kullanma imkânı tanıyın.
Bankacılık şikâyetlerinin bir kısmının neden tasarımdan çıktığını mobil bankacılık şikâyetleri yazısında inceledim.
Ne zaman alışılmışın dışına çıkılır?
Jakob yasası yeniliği yasaklamaz, bedelini hatırlatır. Raluca Budiu NN/g'deki 2016 tarihli yazısında bu bedeli öğrenme eğrisiyle anlatır.
Ona göre öteki sitelerle tutarlı kaldığınızda kullanıcıya yaygın bir öğe için bir tekrar daha verirsiniz. Onların başka sitelerdeki pratiğinden de yararlanırsınız.
Budiu yeni bir tasarımdan önce şu soruları sormayı önerir:
- Kullanıcı yeni tasarımı öğrendiğinde eskisinden çok daha iyi çalışacak mı? Değilse denemeyin.
- Kullanıcı öğrenene kadar ürünü kullanmaya devam edecek mi? Gidecekse yeniliği getirmeyin.
- Öğrenmeyi hızlandırabilir misiniz? Yeni tasarımı daha sık göstermek ya da öğrenmesini kolaylaştırmak, onu benimseyenlerin payını artırır.
Budiu'ya göre yenilik bazı durumlarda daha kolay tutar. Kullanıcı ürünü bırakamıyorsa, iş yazılımlarında olduğu gibi, yeni düzeni öğrenmek zorundadır. Arayüzü günde birkaç kez kullanan biri de onu çabuk öğrenir.
Birçok tasarımcı aynı kalıbı benimserse kalıp zamanla yeni standart olur. Kaydırarak silme ve mobildeki hamburger menü bu yoldan standart oldu.
Budiu bir uyarı da ekler: öğrenme eğrisinin düzleştiği nokta çok uzaktaysa insanlar oraya hiç varmayabilir. Verdiği örnek Windows 8. Microsoft sonunda kullanıcıları beklemek yerine tasarımı değiştirdi.
Sınırlar ve yanlış anlamalar
Fitts gibi bir formülü yok. Fitts yasası ölçülen bir hareket süresini anlatır. Jakob yasası ise bir gözlem ve bir tasarım kuralıdır. Sayısal bir eşik vermez.
“Başka siteler” herkes için aynı değil. Muhasebecinin her gün kullandığı programlar, bir öğrencinin uygulamalarından farklıdır. Hangi kalıbın tanıdık olduğunu kullanıcınıza bakarak bulursunuz, sektör ortalamasına bakarak değil.
Kopyalamak demek değil. Rakibin kötü bir akışını kendi ürününüze taşımak yasayı uygulamak sayılmaz. Tanıdık olması gereken kalıptır, marka ve ses tonu yine sizin kalır.
Kalıplar zamanla değişir. Bugün tanıdık olan bir öğe bir zamanlar yeniydi. Kaydırarak silme de böyle başladı, sonra birçok uygulama onu benimsedi. Bu yüzden tanıdık saydığım kalıpları her yeniden tasarımda baştan kontrol ederim.
İç tutarlılık da gerekir. NN/g iki tür tutarlılıktan söz eder: ürünün kendi içindeki ve sektör kalıplarıyla olan. Sepet bir ekranda sağ üstte, ötekinde altta duruyorsa dış kalıba uymanız tek başına yetmez.
Benim notum
Audit'lerde en sık gördüğüm Jakob hatası, markayı öne çıkarmak için temel öğelerin yerini değiştirmektir. Logo ortaya, sepet bir menünün içine gider. Ekip bunu farklılık sayar, kullanıcı ise yolunu kaybeder.
Ben farklılığı içerikte ve ses tonunda ararım. Sepet, arama, giriş ve geri butonu ise sıkıcı kalabilir. Bir heuristik değerlendirme yaparken her ekranda şunu sorarım: bu öğeyi kullanıcı başka bir üründe nerede gördü?
Kendi ürününüzde bu kontrolü yaptırmak isterseniz UX Audit başlık, menü ve tutarlılık sorunlarını da kapsar.
İlgili sayfalar
Kullanıcının beklentisinin nereden geldiğini zihinsel model tanımında anlattım. Tutarlılık ilkesini ve öteki dokuz ilkeyi Nielsen'in 10 kullanılabilirlik ilkesi sayfasında bulabilirsiniz. Öteki yasalar UX yasaları listesinde.
Sık sorulanlar
Jakob yasası nedir?
Jakob Nielsen'in bir ilkesidir. Nielsen onu 2000 tarihli bir yazısında anlatır. Kullanıcılar zamanlarının çoğunu başka sitelerde geçirir, bu yüzden sizin sitenizin de bildikleri siteler gibi çalışmasını bekler.
Jakob's Law ile Jakob yasası aynı şey mi?
Evet. Jakob's Law İngilizce adıdır, Türkçede Jakob yasası ya da Jakob kanunu denir. Adını Jakob Nielsen'den alır.
Jakob yasası yeni tasarımı yasaklar mı?
Hayır, yeniliğin bir öğrenme bedeli olduğunu hatırlatır. NN/g'ye göre iki koşul varsa denemeye değer. Yeni tasarım öğrenilince çok daha iyi çalışmalı, kullanıcı da öğrenene kadar ürünü bırakmamalı.
Jakob yasası mobilde de geçerli mi?
Evet. Nielsen 2000 tarihli yazısında ekran küçüldükçe standart kalıplara uymanın daha önemli hale geldiğini yazar.
Kaynaklar (5)
- Jakob Nielsen, End of Web Design, Nielsen Norman Group. 22 Temmuz 2000; yasanın ifadesi, sepet örneği, mobil notu
- Jakob Nielsen, Jakob's Law of Internet User Experience (video), Nielsen Norman Group. 18 Ağustos 2017
- Raluca Budiu, The Power Law of Learning: Consistency vs. Innovation in User Interfaces, Nielsen Norman Group. 30 Ekim 2016; yenilik için sorular, Windows 8, kaydırarak silme ve hamburger menü
- Jakob Nielsen, 10 Usability Heuristics for User Interface Design, Nielsen Norman Group. 24 Nisan 1994, son gözden geçirme 30 Ocak 2024; ilke 4, iç ve dış tutarlılık
- Laws of UX (lawsofux.com), Jakob's Law. erişim 2026-11-03; Nielsen ve NN/g kökeni, eski sürümü bir süre koruma önerisi